OSMANLIDA AİLE VE MAHALLE
Mayıs 5, 2007
Osmanlı’da aile iki üç kuşağın birarada yaşayarak akrabalık ve sülale ilişkisine çok önem veren bir aile tipidir.Bunun uzantısıda komşuluk ilişkileridir.Komşu,mahalle yaşantısı adeta aileyi tamamlar.mahelle halkı içiçe yaşar herkes birbirinin derdine sevincine vakıftır.Mahalleli ne der? diye bir sygı vardı.doğum yapan loüusaya yardım edilir.Bebek bütün mahallenin sevinci olur.Mahalleden birisi evlenirken çeyize herkes yardım eder.hstalık halindede aynı şekilde kimse yalnız kalmaz.Kimsenin cenazesi ortada bırakılmaz.Mahalleli birbiriyle yakın ilişki içindedir.Yeni komşu taşınacağı zaman mahalleden birinin ona kefil olması gerekir.Rahatsızlık veren komşu mahalleden uzaklaştırılır hatta bu yabancı tüccar ya da sefirde olabilir hiç farketmez aruhal verilerek mahalleden atıldığı olmuştur.
Mahallenin huzuru ve güveni çok önemlidir.Mahalleli kendi mahallesini kendi korur.Bu gelenek benim çocukluğumda bile vardı.bu kız bizim mahallenin kızı asılmayın.ya da mahallenin külhanbeyi mahallelisine sataşan birinin oracıkta ifadesini alırdı.Tabii şimdiki gibi zengin ve fakir semtlere göre ayrılmazdı.mahallede zengin fakir bir arada oturur.Ekonomik duruma göre değil dine gör mahalleye ait olunurdu.zengin daima fakiri gözetir.Çocuklar mahalle mektebine gider,herkes birbirine sahip çıkardı.
Boşanmalarda erkek istediği gibi boş ol diyemez,çünkü hesabı fena sorulurdu.şimdiki kadar da boşanma yoktu.
Osmanlı devleti babayı ve oğulları vergi mükellfi olarak kaydeder.bu müslümanlar kadar öbür dinler içinde aynıdır.kadın ikincil durumda görülmektedir.Ermeni ve Rum içinde böyledir.Genede aile yi oluşturan en önemli unsur kadındır.kafes arkasındada yaşamaz.Çarşıya pazara gider toplanıp türbe ziyaretleri,hamam sefaları yapılır.Boşanmadada hakları vardır.kadın isterse ayrılır.kızçocuğu anaya verilir.ma yinede boşanma hoş karşılanmazdı.Miras islam hukukuna göredir.Çoğu zamanda gayri müslimlerin tercihi bu biçimde olurdu.Çünkü yaşama biçimi ve aile içi kurallar birbirinden çok farklı değildi.
19.yy da büyük şehirlere göç başlamasıyla ve kadınların yavaş yavaş çalışma hayatına atılmasıyla(muallimelik gibi) iki üç kuşağın bir arada yaşadığı alelerde yerini çekirdek aileye bırakmaya başladı.tabii bu da ekonominin toparlanmamasının en büyük nedeniydi.Bir tencere kaynar ve her türlü gider üçte birine inerdi.Orta sınıf Türk ailesinin ekonomik açıdan çekirdek aileyi idame ettirmesi pek mümkün değildir.Osmanlıda aile toplumun temelidir.Dini bir işlemle kurulur.İmam nikahı anane olarak şarttır.Hristiyan ailelerdede,musevi ailelerdede dini nikah vardır.Bu ananeyi onlar bugünde devam ettirmektedirler.
Osmanlı toplumu çeşitli din ve milletlerden olmasına rağmen aile yapıları çeşitlilik göstermez.birbirlerine çok benzer.Peder-şahi esasına dayanan bir yaşam tarzı söz konusudur.
Toplumlar geleneklerini büyüken küçüğe aktarırlar aidetler,kutlanan bayramlar,masallar,yemkler nesilden nesile aktarılan geleneklerimiz günden güne unutulmaktadır.Şimdi bayram denince nereye tatile gitsek diye düşünülüyor.Zengin mutfağıız unutuluyor,pratik yemekler alıyor yerini.Çalışmak zorunda olan kadınyuvadan çocuğunu kucaklayıp belkide soğuk,hatta dağınık evinde alelusul bir şeyler hazırlayıp öğün savıyor.Ne yapsın! Hayat zor.Hayatı biz zorlaştırmışız farkında olmadan.Donanımsız kendimizi ortaya atıp evli ya da bekar,ayrı ouralım ayalarımızın üzerinde duralım derken olan olmuş.Düzeni götürme mücadelesi verilirkende bütün güzelliklerde unutulup gitmiş……