BENİM YARIŞMALARIM VARDI
Haziran 2, 2007
Geçen gece meşhur müzik yarışmalarından şarkı söylemek lazım isimli şaheser programı izlerken, sunucunun konuşurken gözlerinde ki manasız ifadelerine takıldım bir an…Çünkü o anda kulaklığından yapımcının reyting alabilmek için neler yapması gerektiğinin haykırışını duyuyor ve balık gibi kameraya bakıyordu.Daha evvel bu yarışmalardan birinde müzisyen olarak bulunduğum için aşağı yukarı bu format programlarda ki işleyişi birazcık tahmin etmek zor olmuyor açıkçası. Tek bir hedef var,reyting…Reyting yapabilmek için ağzından köpükler çıkarcasına etrafına bağırıp çağırıp duran,kadrajın dışında olduğu zaman jüri üyelerinin kulaklarına yapmaları gereken şeyleri fısıldayan,bazen ise seyircilerin arasına oturup izleyenleri galeyana getirmek için uğraşan yapımcılardan tut da sayfalara sığamayacak kadar uzun yazabileceğimiz anlarla dolu bu anti sanatsal show programları. Seyrettikçe ister istemez insan yine geçmişine gidiyor.Hani anlatılırken ,izlerken heyecan duyduğu o eski yarışmalara…
Geçmişi anmadan evvel aklıma takılan birkaç şeye değinmeden geçemeyeceğim.1)Nedense bu yarışmalarda şarkı söyleme süreleri çok kısa tutulur.Hatta bağzı şarkılar değim yerindeyse kuşa döner.2-Çoğu zaman eserlerin sahipleri söylenmez bile.3-Yorumlanan şarkıların telif bedelleri genelde ödenmez,izin alınmaz.3-Konuştukları zaman mangalda kül bırakmayan jürrrrri üyeleri nedense aldıkları astronomik ücretlerin halk tarafından bilinmesini istemezler.4-Ne hikmetse adı şarkı yarışması olan bu yapımların sonunda dereceye giren Şarkıcılar ise silinip giderler.Buna rağmen halka kültür yerine, sanat yerine, seviyesiz programlar yapmak için and içmiş ,televizyon kanalları,yapım şirketleri ve görsel basın bir yenisini yapmak için format üzerine format araştırır dururlar…
Çünkü amaç müzik sektörüne birşeyler kazandırmak değildir,zaten yapımcılara vb…sorarsanız onlarda herhalde efendim bizim için ha gelin kaynana ha şarkı yarışmaları derler zaten.Amaç para kazanmak kazandırmak ve sömürmektir.Yani günümüz ülke ve dünya şartları ile paralel gitmektedir.Peki ya dünyada?Formatı alınıp burada mahalle kavgalarından daha seviyesiz duruma düşürülen bu yapımlar mağlesef kendi ülkelerinde ,olması gereken show seviyesinde ve ahlakında yayınlanmaktadırlar.Tabii ki orada başka şeylerde yapılmaktadır;şu an ülkemizde unutulan bir çok şey gibi…Mesala( konumuz olduğu için)Şarkı yarışmaları yapılır.Onlar reyting için yapılmaz artık genelekselleşmiştir,sanat için yapılırlar.Sektöre birşeyler kazandırmak için,yeni sesler için,ulusal ve uluslar arası rekebet için.
1965 yılında Hürriyet Gazetesi;Popüler müziğimizin yerlileştirilmesi amacıyla Altın Mikrofon Müzik yarışmasını düzenler.Yarışmanın Büyük Jurisi :Genco Erkal,Münir Nurettin Selçuk,Semih Argeşo,Bülent Tarcan,Selmi Andak,Ruhi Su,Refik Fersan gibi dallarında uzman olmuş kişiler vardır.(Nedense Armağan Çağlayan ve Oray Eğin gibi değerlerimizin benzerleri o seneler daha keşfedilmemiş olmalı.) Büyük bir ilginin olduğu yarışma finalleri ülkemizin dört bir yanında konserlerle kitlelere ulaştırılır.O sene Yıldırım Gürses birinciliği kazanır
.Bu yarışma ülkemize birçok değerli müzik insanı kazandırır. (Edip Akbayram,Selçuk ,Rana Alagöz,Yıldırım Gürses, Moğollar,Salim Dündar vb…ve onlarca müzisyen ve gurup müzik sektörüne adım atar.)Tıpkı geçtiğimiz yıllara kadar gerçekleşen Kuşadası Şarkı yarışmasında olduğu gibi o yıllarda da popüler yorumcu ve guruplarda bu ilgi çekici yarışmada yer alırlar. (Erkin Koray Cem Karaca )gibi.45 lik plakların milyonlar sattığı bir dönem başlar.Altın mikrofon 1968 e kadar sürer.Daha sonra aralıklarla 2 defa daha yapılır.Erkin Koray,Erol Evgin,Ferdi Özbeğen,Moğollar,Cem Karaca,Selçuk ,Rana Alagöz,Yıldırım Gürses,E dip Akbayram,Salim Dündar,Ömer Aysan,Ünol Büyükgönenç;Coşkun Demir,Batman Orkestrası,İlham Gencer,Mavi Isıklar,Cahit Oben gibi yorumcular bu yarışmalarda ünlendiler yada ünlerine ün katarlar.Cahit Berkay,Asım Ekren,Uğur Dikmen,Oğuz Durukan,Fikret Kızılok,Murat Ses….gibi sayıları bu sayfalara sığmayacak kadar çok olan birbirinden değerli müzisyen büyüklerimiz ise zor şartlar altında bizlere inanılmaz engin yollar açarlar,yine bu yarışmalarda.Bence Altın mikrofon yarışmaları Türk popu ve Türk Müziği için bir milad olmuştur.
Daha sonra ise bu büyük boşluğu 80 li yılların ortalarında Kuşadası Altın Güvercin Şarkı Yarışması doldurur.Sevgili ağabeyim Ali Rıza Türker büyük özverilerle bu yarışmayı 2000 li yıllara kadar taşır.Ama Ülkeyi yönetenlerin eşşiz sanat politikaları,reyting avcısı görsel basının büyük ilgisi yüzünden bu en uzun ömürlü yarışmada artık yapılamaz olur.İlk yapıldığı yıllarda üst üste Türkiye ye eşşiz değerler kazandırır.Fatih Erkoç,Aşkın Nur Yengi,Harun Kolçak,Işın Karaca gibi yorumcular bu yarışma sayesinde milyonlarla kucaklaşır.Müzik sektörü birbirinden önemli şarkılar kazanır.Fatih Erkoç,Aşkın nur Yengi,Harun kolçak,Kayahan,Ayşegül Aldinç,Cem Karaca,İlhan Şeşen,Burak Uçkun,Suavi,Işın Karaca,Cahit Berkay,Bora Ayanoğlu,Mert Ekren,İzel,Çelik,Atilla Atasoy,Erdal,Ferhat Göçer,Mirkelam,Candan Erçetin,Burhan Şeşen,Ajlan Büyükburç….gibi sayıları yine bu satırlara sığamayacak kadar çok yorumcu senelerce bu yarışmada yer alırlar.
Bir ara uluslar arası rekabeti ülkemiz sınırlarına taşıyan Çeşme ve Pamukkale şarkı yarışmaları ise kısa ömürlü olup,aynı nedenlerle tarihteki nostaljik yerlerini aldılar.
Müzik sektörüne soluk aldıran, yeni eserler ve yorumcular kazandıran,ticari kaygılardan uzak, özgür bestelerin yapılıp sanatın tatlı rekabetini tattıran bu yarışmaların yerini artık bol Armağanlı ve Oraylı,pilavüstü Bülentli,feci dram kokan,hakaret ve göz yaşı dolu bu bayağı programlar aldı mağlesef.
Projeler yapıp kendilerini ispatlamak isteyen onlarca genç müzisyeni görünce insan ister istemez şu an aramızda olmayan müzik adamlarımızın adına (Cem Karaca,Onno Tunç,Barış Manço…)neden kimse bir şarkı yarışması düzenlemez diye geliyor ama….Bizim badem bıyıklılar mı düşünecek be oğlum diye kendime öz eleştiri yapmadanda edemiyorum.Onlar en fazla feshane şenliği,SultanAhmet te sucuk partisi,en iyi hafız yarışması,Akm yi nasıl yıkarız sempozyumu gibi etkinlikleri düzenlerler ancak.Haa onlardan evvel olanlarmı? Zaten ne geldiyse onlardan geldi başımıza.Şimdi iktidar değişsse ne olur sanat müzik adına?A kıllarına gelirmi acaba 2010 da kültür başkenti olacak İstanbul u anlatacak Senfonik,Pop,Rock,vb…müzik türlerinde uluslar arası müzik yarışmaları düzenlemek?Yok onlarda şimdikilerin bıraktığı yerden devam ederler ülkeyi semizlenmeye.Sonra halkta, Allah Belanı Versin gibi şarkıların yeni versiyonlarıyla idare etmek zorunda kalır.Yarışmalar mı devam eder merak etmeyin bizde bu engin potansiyel yok olmaz,gündüzleri kimsesiz aileleri birleştiren sabah programlarıyla sabah kavgalarıyla sinirlenen tv seyircileri akşam dizilerle ağlar ,müzik yarışmalarındaki az müzikli bol hakaret dolu anlarla geceyi tamamlarlar.
Müsteşar Kenan sunuculuğa döner,Başka bir göbekli bakan olur, o atlar nevroz Ateşinden,Seda sı,Armağanı,Deniz i,Bülent i,İbo suyla devam eder bizim reytingçiler.Müzik yarışmaları hala tarihteki altın günlerinde kalırlar,yerlerini bol kepçe lokantaları misali ödülleri olan Magazin ve Tiyatro ödülleri geceleri alır.Alan memnun satan mennun olur……Bu yazıda böyle biter…
AİLENİZİN KEMANCISI….